Mahatma Gandhi Kimdir, Hayatı, Sözleri

mahatma gandhi kimdir, hayatı, sözleri
mahatma gandhi kimdir, hayatı, sözleri

Mahatma Gandhi Kimdir, Hayatı

Mahatma Gandhi Hindistan bağımsızlık tarihinin en önemli siyasi lideri, asıl adı Mohandas Karamchand Gandhi olarak bilinmektedir. 2 Ekim 1869 Porbandar doğumlu olan Gandhi, varlıklı bir tüccarın oğlu olarak hayata geliyor. Brahmancılık’ın Vişnu inanışına bağlı bir ailede doğan Gandhi, yaşayan hiçbir şeye zarar vermemeyi öğütleyen, her türlü şiddete karşı çıkan, evrendeki her şeyin ölümsüzlüğüne inanan bir gelenekten gelmekteydi.

mahatma gandhi hayatı
mahatma gandhi hayatı

Hem Hindistan hem de dünya tarihinde öyle önemli bir yere sahiptir ki görüşleri Gandizm olarak anılır. Her türlü baskıya ve şiddete pasif direnişin bir nevi simge isimlerinden biri olan Gandhi, Satyagraha felsefesinin de öncülerindendir. Mahatma Gandhi tarihin en önemli pasif direniş hareketinin öncülerinden biridir.

Mahatma Sanskritçe Yüce Ruh anlamına gelir. Gandhi bir yandan Hindistan’da bapu adıyla da adılır. Bapu  baba anlamına gelir ve Gandhi Hindistan halkının bir nevi babasıdır. Doğum günü olan 2 Ekim tarihi Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Şiddete Hayır Günü” olarak ilan edilmiştir.

Gandhi 1887 yılında Bombay Üniversitesi’nde tıp eğitimine başlıyor ancak tıp eğitiminin onun fikirlerine ayrı düştüğüne inanıyor ve hukuk öğrenimi görmek için İngiltere’ye gidiyor. İngiltere’ye gidince orada Annie Beşant, Berhard Shaw gibi düşünürlerle tanışıyor. Bu düşünürlerin en önemli özelliği kapitalizmin değerlerine karşı çıkmaları ve uzlaşmacı fikirlere sahip olmaları.

Mahatma Gandhi 1891 yılında Hindistan’a dönüyor. Bir süre avukatlık yapıyor. İki yıl çalıştıktan sonra Güney Afrika’ya gidiyor. Güney Afrika’da siyahlara ve Hint kökenlilere yapılan baskılar Gandhi’nin politik tavrını da yavaş yavaş gün yüzüne çıkarıyor. Gandhi bu yolculuğa çıkarken belki de siyasi görüşlerinin netleşeceğini ya da bir önder olacağını bilmiyordu. Ancak Güney Afrika’da gördükleri onu insan onurunu savunmaya yöneltiyor. Natal Yasama Meclisi’nde Hintlilerin oy hakkının kaldırılmak istenmesi üzerine Gandhi İngiliz yönetimine yüzlerce protesto dilekçesinin gönderilmesini sağlıyor.

Güney Afrika’da geçirdiği süre boyunca fikirleri de olgunlaşıyor. Özellikle şiddet karşıtlığı, sivil itaatsizlik, pasifizm gibi Gandhi ile özdeşleşen fikirler ile dinlere saygı ve her türlü teknoloji karşıtlığını oluşturuyor.

Gandhi 1915 yılında Hindistan’a dönüyor.Kendisini karşılamaya binlerce kişi geliyor. O artık Hindistan için milli bir simge haline gelmiştir. Döndükten sonra teknolojiden ve maddi her türlü zenginlikten uzak bir yaşamı tercih ediyor. Batı tarzı kıyafetlerini atıyor ve evde dokunmuş Hint elbiseleri giymeye başlıyor.

Bir yandan da Hindistan’ın bağımsızlığı için pasif direnişine devam ederken bir yandan da bu direnişte Hindu ve Müslüman halkı birleştirip, İngiliz mallarını boykot etmeye yönlendiriyor. Gandhi pasif direnişini gerçekleştirirken hiçbir zaman ayaklanma yanlısı ve kurtuluş için savaş taraftarı olmuyor.

Özellikle Hindu ve Müslüman halkı barıştırmak için 1918-1922 yılları arasında çok büyük mücadeleler veriyor. Sırf onların barışması için de 1924 yılında Delhi’de 3 hafta süreyle açlık grevi yapıyor. Yıllarca köy köy dolaşarak insanların anlaşması için mücadele ediyor.

1930’lu yıllarda İngiliz mallarına karşı boykota devam diyor ve halkı örgütlüyor. Özellikle 1930 yılındaki tuz vergisine karşı halkı sivil itaatsizliğe davet etmesi ve 12 Mart- 6 Nisan arasında 400 kilometre yürüdüğü “Tuz Yürüyüşü” Gandhi’nin  pasif direnişinin en önemli simgesel anlarındandır.Bu yürüyüşte Gandhi’ye binlerce kişi eşlik etmiştir. İngilizle bu eyleme çok tepki göstermişler ve altmış bin kadar insanı hapse atmışlardır.

Bir yandan 2. Dünya Savaşı’nın da etkisiyle 1942 İngilizlerin Hindistan’ı terk etmesi için mücadelesine yeniden başlamıştır. İngiltere hükümeti 1945’te mecburen müzakereleri başlatmak zorunda kalmıştır. Ancak ortaya çıkan anlaşma Hindistan ve Pakistan’ın bağımsız birer devlet olarak kurulmasını öngörüyordu. Bunun sonucunda da ülke içinde Pakistanlılar ve Hintliler arasında yoğun çatışmalar yaşanmıştır. Gandhi çatışmaların durmasını için çok mücadele etmiştir.

1947 yılında İngiltere Hükümeti Hindistan’ı terk etme kararı almıştır. Ancak İngilizlerin ülkeyi terk etmesi de Hindistan’daki çatışmaları durdurmamıştır. Bunun üzerine Gandhi 5 günlük bir ölüm orucuna başlamıştır. Müslüman ve Hindular bunun üzerine barışmışlardır. Ancak 30 Ocak 1948 yılında radikal bir Hindu tarafından suikasta uğramış ve hayatını kaybetmiştir.

Mahatma Gandhi’nin Sözleri

mahatma gandhi'nin sözleri
mahatma gandhi’nin sözleri
  • Altın prangalar demir olanlardan çok daha kötüdür.
  • Göze göz, dişe diş düşüncesi bütün dünyayı köɾ edecek.
  • Güç fiziki kapasiteden değil, boyun eğmeyen iradeden gelir.
  • Siz kendi elinizle teslim etmedikçe, kimse kendinize olan saygınızı elinizden alamaz.
  • Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir.
  • Öfke biɾ asittiɾ; duɾduğu kaba veɾdiği zaɾaɾ, döküldüğü heɾhangi biɾ şeye veɾdiği zaɾaɾdan daha fazla olabiliɾ.
  • Bu dünyada öylesi aç yaşayan insanlar var ki, Tanrı onlara ancak bir somun ekmek suretinde görünebilir.
  • Dünya herkesin ihtiyacına yetecek kadarını sağlar, fakat herkesin hırsını karşılamaya yetecek olanı değil.
  • Önce önemsemezler, sonra gülerler, sonra kıskanırlar, en sonunda ise yenilirler.
  • Zayıflaɾ hiçbiɾ zaman affedemez. Affedebilmek güçlüleɾe özgüdüɾ.
  • Şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikatımın da son maddesidir.
  • Tanɾı dualaɾımızı bize göɾe değil, kendi yöntemine göɾe yanıtlaɾ.
  • Özgürlük hiçbir zaman “her istediğini yapma izni” anlamı taşımamıştır.
  • Dinler aynı noktada birleşen farklı yollardır. Aynı amaca ulaşacak olduktan sonra ayrı yollar seçmemizin ne önemi olabilir?
  • Bir insanı, ancak gerçekten uyuyorsa uyandırmak mümkündür. Ama, eğer uyumuyor da uyku taklidi yapıyorsa, dünyanın bütün gayretlerini sarf etseniz, nafiledir.
  • İnsanlıktan daha kusuɾsuz hangi kitap vaɾdıɾ ki.
  • Hakikat, bir taş kadar sert bir gonca kadar da yumuşaktır.
  • Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine, adaletle hareket edip tek başına kal daha iyi.
  • Toprağı kazıp onu işlemeyi unutmak, kendimizi unutmak demektir.
  • Dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

CAPTCHA